GÜNCEL

Mehmet Beyhan : Savunma Sanayiden Nereden Nereye

Tarih
24 Mart 2021
İzlenme
Kişi
Yazar
Mehmet Beyhan

Uzun bir zamandan beri ülke olarak kendimize sürekli şu soruyu sorduk: ‘’ Niye bu haldeyiz?’’ Cevaplar farklı olsa da soru hep aynıydı. Bilinmeyeni bilmek, muğlak olanı netleştirmek, sorunlara çözüm bulmak için soru sormak faydalıdır.

Ancak şikâyet etmek soru sormak değildir. ‘’Biz ne yapabiliriz ki?’’ Veya ‘’Bizden adam olur mu?’’ soru gibi görünen bu ifadeler aslında kendimizi aşağılayan öz güveni bitiren şikâyetlerdir.

Bu tür şikâyetler 200 yıldan beri yapıldığı için toplumun bir kesiminde kendi değerlerine, tarihine, geleneklerine, düşünürlerine, saygı ve güveni zedeledi. Değerlerine güveni zedelenen bir toplumun özgüveni de zedelenir.

Bundan iki hafta önce Fatih Altaylı’nın ‘’Teke Tek’’ programının konuğu Türk Havacılık Ve Uçak Sanayii A.Ş Genel Müdürü Temel Kotil’di. Temel bey, Savunma Sanayinde üretilen teknolojileri bir, bir anlattı. Anlatılanları dinledikçe göğsümüz kabardı ve kendi kendimize ‘’demek ki biz de yapabiliriz’’ demeye başladık.

Bu konular üzerinde düşünürken, Emekli Hava Pilot Kıdemli Binbaşı ve 1974 Kıbrıs Barış Harekâtında pilot olarak görev almış Sayın Mehmet Yıldırım beyden bir mesaj geldi. O da benim gibi Temel Kotil beyi gururla izlemiş duygulanmış ve dönemindeki imkânsızlıkları anlatan bir metin göndermiş. Bende bu Kıbrıs Gazisi Pilotumuzun bu mesajını sizlerle paylaşmayı uygun gördüm.

 ‘’Türkiye Savunma Sanayisinde ‘yerli üretim’ konusunda geldiği seviye her türlü takdirin üstündedir. Kısa sayılabilecek bir sürede bu başarıların elde edilmesi her türlü takdirin üstündedir.

Bugün Milli imkânlarla üretilen savunma teknolojisinin geldiği seviyeyi geçmişle kıyasladığımızda daha iyi anlıyoruz. Örneğin 40-50 sene önce Hava Kuvvetlerinde çalışan pilot bir subay olarak, Türkiye’nin bugünkü durumunu hayal dahi edemezdik. Bırakın helikopter, uçak yapmayı bunların vidasını dahi yapamazdık. Koca ülke ilgili firmaların ağzına bakardı onlar ne derse o yapılırdı. Sivil asker fark etmez bir vidayı bile değiştiremezdik.

Kıbrıs Barış Harekatı nedir? Kıbrıs Barış Harekatı parolasıBu söylediklerim işin teknik kısmıydı. Peki, ya ekonomik maliyeti? İnanın abartmıyorum yedek parçaları 10-15 katına değil, 100 katı fiyatlarla onlardan almak mecburiyetindeydik. Eski bir asker olarak söylüyorum: Türk halkı bilsin ki, onları delirten ve Sayın Cumhurbaşkanımızdan haz etmemelerinin temel nedeni bu ‘’haraç’’ musluklarının bir daha açılmamak üzere kapanmasıdır.

Kıbrıs Barış Harekâtından sonra, ABD’nin bize uyguladığı ambargo hafızalarımızdadır. Bırakın uçak vermeyi, daha önceden satın aldığımız uçakların yedek parçalarını dâhi vermeyi durdurdular.

Bir müddet sonra değiştirilmesi gereken parçaların stokları erimeye başladı. Hava Kuvvetleri olarak tüm uçuşları, yani Pilotların “Harbe Hazırlık Eğitimini” bırakıp amiyane tabirle havlu atma noktasına geldik.

ABD bize bir daha parça vermez endişesiyle, piyasada muadillerini üretemedik. Eğitimleri durdurmamak için miadı dolmuş eski parçaların ömrünü uzatarak uçuşlara devam edildi. Pilot fırlatma sandalye sistemi gibi malzemeler çok hassas işlev gördüğü için büyük risk taşıyordu.

Nereden nereye. O zaman elimizdeki uçaklarımız ABD'nin Vietnam savaşı sonrası hibe olarak verdiği F-100C/D/F uçakları idi. Yani eski uçaklardı. Zaten asıl perişanlıklar da o zaman başladı. Motor veya başka bir arıza nedeniyle arızalanan uçaklardan paraşüt ile atlama denemeleri o katapultların ateşlememesi sonucu birçok pilot, yeterli yüksekliğin de kalmaması nedeni ile bağıra çağıra uçakla birlikte çakılıp gitti... Bu gençlerin bazıları da talebelerimizden idi…                                                                                                    20 Temmuz 1974 | Kıbrıs Barış Harekatı'nın 45. Yıl Dönümü - YouTube                                                                     

Günümüz savunma sistemi ile ilgili gayretler, inşallah aksamadan daha da geliştirilerek devam eder. Başka da hiçbir şansımız yoktur’’

Emekli Pilot Binbaşı Kıbrıs Gazisi Sayın Mehmet Yıldırım Beyin bizzat tanık olduğu bu imkânsızlığı özellikle paylaştım. Demek ki çalışırsak başarabiliriz. Özellikle gençlerimizin önceki nesillerin hangi imkânsızlıkları yaşadıklarını bilmelerini istedim.

Sayın Mehmet Yıldırım Beyin de belirttiği gibi bir vida dâhi üretemeyen Türkiye, bugün kendi Milli muharip uçağını, ihalarını, sihalarını, helikopterini üretebiliyorsa, o zaman gerçekten ‘’nereden nereye’’ geldik. Bu gerçekten büyük bir başarıdır. İktidar muhalefet fark etmez bu başarı Türkiye’nin başarısıdır. Hepimiz bu başarıyla gurur duymalıyız ve daha iyisini yapmak için daha da çok çalışmalıyız.

SesliMakale.com.tr


YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER

Copyright © 2021 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;