2019 yılının ilk günlerindeyiz.
Seçim ve geçim derdi öncelik gündemimiz.
Şükür ki Türkiye ekonomisi yeni yıla, umut vaat eden verilerle giriyor. Alınan kararların doğru olduğunu ve netice verdiğini gösteren gelişmeler bunlar.
Ekonomiyle ilgili en küçük olumsuzluğu abartanlar, ne zaman olumlu seyir başlasa sütre gerisine çekilmeyi tercih ediyorlar.
Bunların "klavye delikanlısı" versiyonları ise eskiden olduğu gibi bugün de ağız eğiyor, sürekli "ama" diye başlayan şartlı cümleler kuruyorlar.
Karamsarlığın bulaşıcı etkisini yayan o çevreler, güven ortamı tesisini aynı hızda pekiştirmeye yanaşmıyorlar. Bu mücadele geçmişten günümüze, aktör ve tarz değiştirse de özünde benzer şekilde cereyan ediyor. "Bizim adamlar" diye tanımladıkları veya akıl verdikleri kimseler, şok üstüne şok yiyen ekonomiyi yeniden iyileşme evresine taşısalardı emin olun onları yere göğe sığdıramazlardı.
Maalesef, "piyasalar" olarak adlandırılan ve eski bürokratından analistine, medya uzantısından iş dünyası örgütlerine kadar genişleyen bu girift yelpaze "milli olmayı" bir türlü hazmedemedi.
***
Hiç yorum yapılmamış
4725 kez izlendi
1676 kez izlendi
1145 kez izlendi
630 kez izlendi
3536 kez izlendi
864 kez izlendi
580 kez izlendi
3622 kez izlendi
2606 kez izlendi
1311 kez izlendi
1768 kez izlendi
634 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.