2019 yılının ilk günlerindeyiz.
Seçim ve geçim derdi öncelik gündemimiz.
Şükür ki Türkiye ekonomisi yeni yıla, umut vaat eden verilerle giriyor. Alınan kararların doğru olduğunu ve netice verdiğini gösteren gelişmeler bunlar.
Ekonomiyle ilgili en küçük olumsuzluğu abartanlar, ne zaman olumlu seyir başlasa sütre gerisine çekilmeyi tercih ediyorlar.
Bunların "klavye delikanlısı" versiyonları ise eskiden olduğu gibi bugün de ağız eğiyor, sürekli "ama" diye başlayan şartlı cümleler kuruyorlar.
Karamsarlığın bulaşıcı etkisini yayan o çevreler, güven ortamı tesisini aynı hızda pekiştirmeye yanaşmıyorlar. Bu mücadele geçmişten günümüze, aktör ve tarz değiştirse de özünde benzer şekilde cereyan ediyor. "Bizim adamlar" diye tanımladıkları veya akıl verdikleri kimseler, şok üstüne şok yiyen ekonomiyi yeniden iyileşme evresine taşısalardı emin olun onları yere göğe sığdıramazlardı.
Maalesef, "piyasalar" olarak adlandırılan ve eski bürokratından analistine, medya uzantısından iş dünyası örgütlerine kadar genişleyen bu girift yelpaze "milli olmayı" bir türlü hazmedemedi.
***
Hiç yorum yapılmamış
4954 kez izlendi
1752 kez izlendi
1211 kez izlendi
670 kez izlendi
3549 kez izlendi
882 kez izlendi
595 kez izlendi
3637 kez izlendi
2626 kez izlendi
1321 kez izlendi
1779 kez izlendi
651 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.