Millet direnmiş, darbecileri bastırmış, büyük bir badire atlatılmış, hepsi çok güzel, çok değerliymiş fakat artık o zeminden çıkmamız gerekiyormuş...
Yok canım, daha neler demeyin hiç!
Üstelik bu tezler sadece CHP'li ağızlar veya liberaller tarafından seslendirilmiyor. AK Parti çevresinden ve devlette en yüksek seviyede görev yapmış bazı isimler de bu koroya katıldılar.
Hatta daha yakınlarda şöyle dendiği bile oldu: "15 Temmuz için kötü bir rüya gördük diye bakmak lazım."
***
Ne yani?
Kırk yıl boyunca ince ince hazırlığı yapılmış paralel devlet gerçeğini ve kanlı saldırısını kâbus sayıp sonra "uyandık geçti, gitti" mi diyeceğiz?
Belli ki öyle dememizi istiyorlar.
Gerekçeleri de malum.
Böyle yaparsak, ekonomi rahatlarmış, gündem pozitif hale gelirmiş, önümüze bakarmışız...
Buradaki laf çevirmeye dikkat ediyorsunuz, değil mi?
Oysa 15 Temmuz millet için değil, hainler için kara bir gün.
15 Temmuz acı bir gün millet için ama aynı zamanda bir diriliş, bir maneviyat, bir tür olgunluk sınavı.
Bir dağılma değil 15 Temmuz, tersine bir tür toparlanma.
Yani negatif bir gündem değil ki, ondan çıkıp "pozitif gündem"e girelim!
***
Peki şimdilerde sağlı sollu üzerimize gelip bize 15 Temmuz'u unutturmaya çalışanların derdi ne?
Neyi hedefliyorlar?
Memleket işlerini yine siyaset seçkinleri ve bürokratik oligarşinin eline bırakmak mı istiyorlar?
Batı'yla el ele yeni bir siyasi çizginin ayak sesleri mi bu tezler?
"15 Temmuz direniş ve dirilişi"nin temel dayanak noktasının Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bağlılık olmasından mı rahatsızlar?
Cevapları siz verin...
Sabah
29 Kasım 2016
Hiç yorum yapılmamış
4725 kez izlendi
1676 kez izlendi
1145 kez izlendi
630 kez izlendi
3536 kez izlendi
864 kez izlendi
580 kez izlendi
3622 kez izlendi
2606 kez izlendi
1311 kez izlendi
1768 kez izlendi
634 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.