Şeytanın eskiden kalma iki tuzağında debeleniyoruz aslında. “Kazanır mıyız” diye telaş yapıyoruz ve hayatın hesapların değil de, duyguların üzerinde devam ettiğinin farkında değiliz. Hani hepimiz düşünerek, güya hesaplayarak karar verdiğimizi söyleriz ya... Ah! Ne aciz bir yalan bu. İnsan düşünerek hareket edemez ki. Sevgiyle, nefretle, öfkeyle, korkuyla, açlıkla, üreme güdüsüyle, hayatta kalma iradesiyle ve nefsiyle hareket eder.
Öyleyse, bizim neticeler üzerine gevezelik yapıp analizler kasan, şikâyetler eden nesil yerine, harekete geçip neticeyi Allah'a (cc) emanet eden bir nesle ihtiyacımız var.Öyleyse bizim, Allah'ı (cc) seven, Allah (cc) Resul'ünü seven, sahabeyi seven, âlimleri seven, mürşitleri seven, ümmeti Muhammed'i (sas) seven, vatanını seven, ailesini seven, kendini seven bir nesle ihtiyacımız var. Sevgi lazım, sevecek kahramanlar lazım. Asil öfkeleri diri tutmak lazım bir de. Duygu yani. Duygumuz yok sanki meydanlarda. Duygular olsaydı onların üzerine doktrinler, analizler, stratejiler, fikirler ve hesaplar denilen şeyler bir gecelik laf kalabalığı aslında. Niyet Allah (cc) rızasıysa, hareket bir duyguyla başladıysa ve usul İslam’dan geliyorsa her hesap doğrudur. Gerisi dediğim gibi laf kalabalığı.
Diriliş Postası
25 Temmuz 2017
Hiç yorum yapılmamış
4725 kez izlendi
1676 kez izlendi
1145 kez izlendi
630 kez izlendi
3536 kez izlendi
864 kez izlendi
580 kez izlendi
3622 kez izlendi
2606 kez izlendi
1311 kez izlendi
1768 kez izlendi
634 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.