İlk ve Orta öğreniminin çoğu Saint Joseph Lisesi'nde geçmiş, 1936'da Saint Michel'den mezun olmuştu. Daha sonra üniversite tahsilini Lozan Üniversitesi Ecole des Sciences Politiques'de 1941'de tamamlamıştır. Okurken matematik kursları almıştır. Yurda dönüşte bir müddet özel bir kuruluşta çalıştıktan sonra 1949 yılında İstanbul İktisat Fakültesi'nde Asistan olarak çalışmaya başlamış, 1950 yılında "Harp Masraflarının İktisadi Tesirleri" adlı teziyle doktor olmuştur. Prof. Dr. Haydar Furgaç, rahmetli Mahir Kaynak Hoca'nın hocasıydı. Aralarındaki tartışmaları bana büyük keyifle anlatırdı. İzzet Paşa Arnavut kökenliydi. Manastırlıydı. Ali Fuat Cebesoy, Ahmet İzzet Paşa'yı "Askeri, felsefi, edebi yüksek kültür sahibi idi. Arnavutça, Almanca, Fransızca, Arapça ve Farsça bilirdi. Türkçesi de çok güzeldi.
Hükümet de bugün itibarıyla Sayın Erdoğan şahsında temsil edildiğine göre, bu işin birinci muhatabı Sayın Erdoğan'dır..." Daha önce de defalarca yazdığım gibi AYNI PARTİDE OLMAK, AYNI MİTİNGELERE ÇIKMAK, AYNI SEÇMEN KİTLESİNE SESLENMEK aynı politikayı izlediğiniz anlamına gelmezdi. Başkan Erdoğan bunu AK PARTİ'de en çok yaşayan isimdi. Partideki tasfiyelerin önemli nedeni buydu. Sık sık altını çizdiğim gibi, ABD-İNGİLTERE-AVRUPA arasına sıkışan bir siyasi YELPAZE vardı! Dışında kalamazdınız. Çünkü bu güçler KÜRESEL ARENADA da çatışıyor ve çarpışıyordu.
Hesap buydu. ABD de buna izin verirse gerileyeceğini biliyordu. Bu nedenle ALMANYA'yı beraber yendikleri SOVYETLER'i büyütüyor, ROSENBERGLER üzerinden NÜKLEER SİLAH temin etmelerinin önünü açıyorlardı.Hiç yorum yapılmamış
3296 kez izlendi
2433 kez izlendi
1178 kez izlendi
1642 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.