Ucuz işgücü ve düşük kira maliyetinin sağladığı avantajlar nedeniyle yatırımcılar Çin'e para akıtmaya başladı. Ünlü ekonomistler "1970'lerin sonlarından itibaren tarihteki en büyük ekonomik mucizeye tanık olduk" diyordu.
Sihirli denge buydu. Çin'de düşük maliyetli emekle üretilen ürünler, ABD'deki refahın sağlanmasına yarıyordu. Çin'in matematiği alışılmışın dışındaydı... Büyük şirketleriyle, yatırımlarıyla, SİYASİ hedef birlikte hareket ediyordu. Çin Komünist Partisi'ne doğrudan bağlı bir "hücre" vardı! Bu HÜCRE dünyaya yayılmış 93 milyon kişiyi yönetiyor bunlardan gelen bilgiler de ÇİN'e akıyordu! Bu denge içinde 2020'de olmayan oluyor ve ÇİN Avrupa Birliği'nin en büyük ticaret partneri konumuna yükseliyordu! Bu çok ama çok önemliydi. Çin ile Avrupa Birliği arasındaki ithalat ve ihracatın toplam değeri 709 milyar dolara ulaştı. Avrupa Birliği ile ABD arasındaki ticaret ise 671 milyar dolarda kalıyordu...
Bu sonuçların ertesinde YELLEN ile LAGARDE görüşüyordu. Amaç Çin'i durdurmak kontrol ediliyor hale getirmekti... 71 ülkeyi içine alacak şekilde ilerleyen İPEK YOLU farklı farklı ülkelere yatırım ve ortaklık olarak uzanıyordu... Biden da tek başlarına bu rüzgarı durdurmakta zorlanacağını görüyordu. Coronavirüs ile BATI'daki emek maliyetleri düşüşe geçecek, enerji maliyetleri ise Çin'i zorlayacak şekilde artacaktı.
Dünya Ticaret Örgütü tarihi bir adım atarak ilk kadın ve ilk Afrikalı ekonomisti başkan seçiyordu. 66 yaşındaki Nijeryalı ekonomist Ngozi Okonjo-Iweala bu koltuğa oturuyordu! Bunlar olurken ABD'deki düşünce kuruluşları Biden'a "Türkiye'de iktidarı değiştirmek için baskı uygula" çağrısı yapıyordu.Hiç yorum yapılmamış
3285 kez izlendi
2431 kez izlendi
1176 kez izlendi
1642 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.