Türkiye savaşa girmese de BRETTON WOODS ile başlayan yeni rol dağılımından doğal olarak etkileniyor ve üzerine düşeni yapıyordu. Biz de çok partili yaşamla birlikte parlamenter sistemde ilerliyorduk.
Sandıktan çıkanlar UÇAKTAKİ İKİNCİ KAPTAN rolüne razı edildi. Seçiliyorsunuz, oy alarak geliyorsunuz, ancak KAPTAN istediği zaman kumandayı eline alıyor ve sizi devre dışı bırakıyordu. Milletin görmediği bir KAPTAN vardı. Dilediği zaman devreye giriyordu. Biz bunu daha çok MUHTIRAUYARI- DARBE-FİNANSAL OPERASYONLAR şeklinde yaşıyorduk. Halk bir türlü KAPTAN'ı tasfiye edemiyor aksine KAPTAN halkın seçtiği YARDIMCI PİLOT'u gerek gördüğünde kabinden atıyordu. Örnek çoktu... 1960 DARBESİNDEN sonra bir buhran yaşanıyordu. Okullarda okutulmasa da durum böyleydi.
Anayasa'yı KAPTAN ve arkasındaki güç yapacak, KAPTAN uçakta olmasa bile iniş ve kalkışı kontrol edilecekti. 1960 DARBESİ aslında ANAYASA yapmak için sahnelenen bir oyundu.
İşin garibi Bretton Woods'ta ABD dünyaya ayar veriyor kenarda kalan ALMANYA ve İNGİLTERE de burada güçlerini korumak için sahaya iniyordu. KÜRESEL ÖLÇEKTE kaybedenler bir de burada kendi aralarında mücadele ediyorlardı. Bunu da milletin anlaması, çözümlemesi mümkün değildi. Kurumlar da sermaye de bölüştürülüyordu. 1960 darbesinden 1971'e, 1980'den 28 Şubat'a, 17-25'ten 15 Temmuz'a kadar olan buydu. Bir akıl bir güç devamlı KAPTAN köşküne oturtacak birini buluyor ve arıyordu. Bu kimi zaman ASKER kimi zaman SERMAYE kimi zaman cemaatler kimi zaman da partiler oluyordu. Devamlı bir OYUNCU bulunmaktaydı.Hiç yorum yapılmamış
3285 kez izlendi
2431 kez izlendi
1176 kez izlendi
1642 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.