27 Ağustos 2015
Siyaset, silahla yapılır mı? Değil mi ki "Savaş, siyasetin başka araçlarla sürdürülmesidir"... Bal gibi yapılır. PKK'nın 1980'lerden beri yaptığı tam da bu değil mi?
Örgüt yöneticilerinden Duran Kalkan'ın söylediklerini okuduğumda gülsem mi, ağlasam mı şaşırdım.
Kalkan'ın militanlara yaptığı çağrı özetle şöyle: "Kesinlikle, operasyona çıkmayan, gerillaya ve halka saldırmayan, siyasi yönetimle ilgilenmeyen, vatanı korumak adına sınırda, karakolunda duran askerlere dönük saldırı yapmayın. Yapan olursa biz bunu suç sayarız."
Bu çağrının gündelik hayatta iki karşılığı şu: İlki, "Hücum etmedikleri sürece askerlere saldırmayın" diyor ki bu zaten apaçık. Daha önemli olan ikinci noktanın ise üstü kapalı: Dolaylı olarak, "Askere değil, polise saldırın" demiş oluyor.
Polis doğrudan İçişleri Bakanlığı'na, yani Hükümete bağlı... Ordunun ise operasyonlarda yarı-özerk bir durumu var. İcabında Hükümete "Öyle değil, böyle yapalım" diyebiliyor.
Kalkan aynı zamanda, "Kentlere ağırlık verin" demiş oluyor. Çünkü asker, hava ve kır ağırlıklı... Kentleri ise polis tutuyor.
Washington ile Ankara'nın IŞİD bağlamında teknik düzeyde de anlaştığını geçen gün Dışişleri Bakanı duyurdu.
Asker, önümüzdeki günlerde IŞİD ile çok uğraşacak. Duran Kalkan, "Askerin durumunu güçleştirmeyin ki IŞİD ile rahat mücadele edebilsin" demiş oluyor satır arasında.
PKK'nın bu ve benzeri hedef ayarlamaları ("ona ateş etme, buna ateş et") sivil siyaset ile ordu arasındaki ahengin bozulmasını amaçlıyor. Bir başka önemli nokta da demecin, ABD stratejisi ile uyumlu olması.
Basit gibi görünen bir cümlenin ardında neler neler yatıyor değil mi?
Sabah
Hiç yorum yapılmamış
4725 kez izlendi
1677 kez izlendi
1145 kez izlendi
632 kez izlendi
3536 kez izlendi
864 kez izlendi
580 kez izlendi
3622 kez izlendi
2606 kez izlendi
1311 kez izlendi
1768 kez izlendi
634 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.