O inançla Allah yolunda şehit olmak, sadece Allah'ı yeryüzüne anlatmak için Viyana kapılarına kadar giden ecdadımızdan, "Zulüm 1453'te başladı" diyebilen bir nesle devşirildik. İnanç düşmanı dönüştürülmüşler hızlı üretimle piyasaya servis edildi. Abdülhamid Han'ı Batı aşkına deviren devşirmelerin torunları bugün azgın azınlık olarak ortaya çıkarak, sessiz çoğunluğu bastırmak, ecdadın kanıyla yıkadığı bu toprakları tekrar Batı'ya peşkeş çekmek için seferber oldu. O yüzden batı başkentlerindeki tüm Uluslararası Yandaş Medya, var gücüyle bu azgın azınlığa ve onların desteklediği muhalefet topyekün destek vererek oy vermeye çağırıyor. Hem de hiç utanmadan, çekinmeden, aleni bir şekilde bunu yapıyor. Bugün dünya arenasında tek gram dahi esamesi okunmayan zavallı Avusturya'nın zavallı medyası bile "Erdoğan'dan kurtuluyor muyuz?" diye başlıklar atarak, Türkiye'deki ittihatçı, Batı yanlısı muhalefetten medet umar hale geldi. Bu zevzekleri, Avusturya kamuoyu adına Erdoğan'dan kurtulmayı isteyecek kafaya getiren ne olabilir hiç düşündünüz mü? Çünkü bizim içerideki kullanışlı elemanlar fark edemese dahi tüm Batı Başkentlerinde Erdoğan'la Türkiye Yüzyılı'nın başlayacağı korkusu sonuna kadar yaşanıyor. Erdoğan kalırsa yüzlerce trilyon dolarlık enerji rezervleri ve yeraltı kaynakları ile Türkiye'nin uçacağını biliyorlar.
2030'lu yıllarda hidrojen enerjisine geçecek dünyada rezervlerin yüzde 60'ına sahip ülkenin Türkiye olduğunu biliyorlar. 10 yıl sonra Türkiye bugünün petrol zengini Suudi Arabistan'ın 10 katı enerji servetine ulaşacağını bal gibi görüyorlar. İran'da tüm petrolü Batı şirketleri üretiyor, Tahran'a sadece koklatıyorlardı. Şah'ı da petrolü Batı şirketlerine peşkeş çekti diye sonuna kadar destekleyip alkışlıyorlardı. Ne zaman ki Şah, petrol kuyularını devletleştirip millileştirdi, işte o zaman ipini çekip halkı ayaklandırarak devirdiler. Libya'dan tutun Irak işgaline kadar tümünde bu Batılı petrol şirketlerinin kasası adına devrim ve işgal yapıldı. O şirketlerin medyası da ağzının salyaları akarak "Demokrasi götürüyoruz" diye manşetler attı. Ancak götürülen sadece ölüm tarlaları ve ceset torbaları oldu. İşte o medya bugün de Türkiye için Batı'nın tamamında işbirliği yaparak Erdoğan'ı kapağa koyarak saldırıyor, köpekler gibi havlıyor. Muhalefete açıkça oy isteyecek kadar uluyacak seviyeye gelmeleri boşuna değil. Çünkü muhalefet "Ne işimiz var Libya'da, Afrika'da Azerbaycan'da Akdeniz'de" diyor. Mavi Vatan'ı kenara atıyor, Savunma sanayiine karşı çıkıp yargılamaktan, PKK'ya özerklikten onun siyasi kanadı HDP'ye bakanlık vermekten bahsediyor.Hiç yorum yapılmamış
3285 kez izlendi
2431 kez izlendi
1176 kez izlendi
1642 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.