O istiklal madalyalı gazinin adı Vecihi Ünal'dı. Uçak yapmanın bedeli olarak cezaevine atılmanın acısını yıllarca yaşayarak kahrından öldü.
Şapkayı bu millete kanunla dayatan ve zorunlu kılan CHP zihniyetinin unuttuğu bir şey vardı. Bu memlekette şapka üretimi yoktu. Eyvah ki ne eyvah idi durumlar. Sorun muazzam büyüktü. Birileri Avrupa'dan ikinci el şapka getirince biraz olsun nefes aldılar. "Oh" çektiler. Yetmez ama idare ederdi. Avrupa'dan gelen ikinci el şapkalar, o dönem karaborsada bir devlet memurunun bir aylık maaşına tekabül ediyordu. Devlet Türkiye'yi medeniyete (!) taşıyacak bu şapka için memurlarına 50'şer lira kredi çıkardı.
Vakko'nun kurucu sahibi Vitali Hakko "Hürkuş"un babası hapse atıldıktan sonra başına konan bu talih kuşunu "Şapka devrimi olmasaydı, bugün Vakko olamazdı. Bu nedenle Vakko tüm varlığını devrimlere ve Batılılaşma çabalarına borçludur" diyerek şükranlarını iletiyordu. Rahmetli dedem de almıştı mecburen bu şapkadan. Ne de olsa kanun ve hapse atılma korkusu vardı. "Ben bu gavur işini mi takacağım kafama" diyerek sokaklarda şapkayı elinde taşıyarak yırtıyordu. Ölene kadar hapse girmemek için elinde şapkayla gezmek zorunda kalmıştı.
Kalabalık, bu defa hükümet konağına doğru yürüyüşe geçti. Jandarmanın açtığı ateş sonucu Güneysu'da 17 kişi öldü. Rize Valisi Hurşit Bey, durumu Ankara'ya bildirerek yardım istedi. Acilen gönderilen Hamidiye zırhlısı sahile demirleyip şehre 2 gün bomba yağdırdı. Rize'de askerler de operasyon düzenledi, yüzlerce köylü öldü." Tabii Rize, Güneysu olayın sadece bir yüzüydü. Birçok ilde şapka nedeniyle hadiseler, hapisler ve ölümler oldu.Hiç yorum yapılmamış
3285 kez izlendi
2431 kez izlendi
1176 kez izlendi
1642 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.