İşte bu tablo birilerinin uykularını kaçırıyor. Bizim bu yıl 250 milyar dolarlık ihracat yapmamız demek, başkalarının pastasından bu oranda pay almamız anlamına geliyor. Düne kadar süt tozu yardımını kurtuluş olarak gören yokluklar ülkesi Türkiye'den, bugün 250 milyarlık dolarlık ihracatla dünya arenasında "Ben de varım" diyen bir Türkiye'ye gelmek haliyle sömürgecileri ürkütüyor. Lüksemburg'dan gelecek 1 milyon dolarlık yardıma avuç açıp, geldiğinde "Hurra" çekerek, "Kurtulduk" diye atılan manşetleri görmüş, yaşamış ve boynu bükülmüş bir nesil olarak hala hayattayız. Şimdi muhtaç ülkelere koşan bir Türkiye'nin muazzam dönüşümünü de haliyle en iyi biz anlıyoruz.
Azerbaycan'dan başlayıp, Türkmenistan'a, Afganistan'a, Çin sınırına kadar uzanan yelpazede Yumuşak gücüyle, gerekirse de Sert gücünü kullanarak hem koridorlar açtı, hem de İpek yolu üzerinde muazzam bir oyun kurucu haline geldi. Balkanların gözünü tamamen Ankara'ya çevirmesine yol açtı. Bununla da yetinmedi Libya, Sudan, Somali üzerinden Afrika'ya kapılar açtı. Nijerya, Çad, Nijer, Senegal, Cezayir, Mali, Moritanya gibi ülkelere bir "Ağabey" olarak girerek ekonomik ağlar ördü.Hiç yorum yapılmamış
3293 kez izlendi
2432 kez izlendi
1177 kez izlendi
1642 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.