Önce Hasan Cemal’in ağzıyla ilgili bir çift söz söyleyelim: Pis bir ağız bu. Yalancı. Olmayanı “oldu” göstermekte oldukça mahir.
Hasan Cemal’in büyük bir takıntısı var:
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan...
Erdoğan’ı ne zaman takıntı haline getirdiğini de yazalım:
Birincisi, Erdoğan çözüm sürecinde “yerli model” diye laf etmişti ve liberallerin dayattığı “üçüncü göz”e (Amerika’nın ve Avrupa Birliği’nin riyasetine) karşı çıkmıştı.
O gün Hasan Cemal zincirlerinden boşaldı ve hakiki çehresine büründü.
Türkiye’nin bölünmesine izin vermiyor diye Erdoğan’a düşman kesildi.
Sonra dağlara taşlara vurdu kendini, “kirli-kanlı” gazetecilik yeleğini kuşanarak terör örgütü liderleriyle görüşmeye başladı. Onlardan demeç almadı, hayır; onlara demeç verdi.
Şöyle dedi; “Tayip babaya güvenmekle doğru mu yapıyorsunuz? Silah bırakmak ağırınıza gitmiyor mu?”
İkincisi şu:
Başını bazı TÜSİAD üyelerinin çektiği bir grup işadamı, “Erdoğan’ı yeni bir stand-by anlaşmasına razı etmek” âli maksadıyla yüzer-gezer bir oluşum kurdular.
Hasan Cemal, bu yüzer-gezer oluşumun medyadaki temsilcisiydi.
Erdoğan, “Ekonomik kriz bize teğet geçecek. Yeniden IMF’ye borçlanmamıza gerek yok” dedikçe, bunlar bastırmaya başladılar: “Sen anlamazsın, kriz çok fena geliyor.”
YORUMLAR
4202 kez izlendi
1481 kez izlendi
967 kez izlendi
489 kez izlendi
3467 kez izlendi
786 kez izlendi
511 kez izlendi
3555 kez izlendi
2537 kez izlendi
1248 kez izlendi
1705 kez izlendi
560 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.