Görünürde bu sorun 696 sayılı KHK konusunda patlak verdi ama asıl kırılma 16 Nisan referandumunda yaşandı. Anayasa değişikliği sürecinde Erdoğan ile Gül, iki buçuk saat süren bir görüşme yapmış, Gül parlamenter sistemi savunmuş, Erdoğan ise bundan çok rahatsız olmuştu. Erdoğan, “16 Nisan’da da bu kampanyaya katılanlar evet demedi” derken bunu kastediyordu.
Erdoğan ile Gül, AK Parti’nin kuruluş sürecini başlattıkları günden bu yana kimi zaman önemli görüş ayrılıkları yaşadı. Ama bunu bir şekilde dengelemeyi başardılar. Ta ki Gezi sürecine kadar. Gezi olaylarıyla birlikte ikisi arasındaki makas açılmaya başladı. Gül, Gezi olayları, dershane tartışması ve 17-25 Aralık sürecinin çözümünde Erdoğan’dan farklı düşündü. 15 Temmuz hariç, Erdoğan’ın siyasi hayatının en zor dönemleriydi. AK Parti lideri bu zor dönemde “Kardeşim Abdullah” diyerek Cumhurbaşkanlığı’na taşıdığı Gül’den güçlü bir destek bekledi. Gül ise o süreçlerde Erdoğan’ın arkasında durmak yerine farklı bir pozisyonda olmayı tercih etti. O nedenledir ki, Erdoğan kendisinden sonra Gül’ün AK Parti’nin başına geçmesinin ve başbakan olmasının önünü kapattı. Gül, 28 Ağustos’ta Çankaya’dan inerken, o 27 Ağustos’ta AK Parti kongresini yaptı. Buna rağmen yine de açıktan mücadele etmemeye özen gösterdiler.
yazının devamını okumak için tıklayınız
YORUMLAR
4725 kez izlendi
1677 kez izlendi
1145 kez izlendi
632 kez izlendi
3536 kez izlendi
864 kez izlendi
580 kez izlendi
3622 kez izlendi
2606 kez izlendi
1311 kez izlendi
1768 kez izlendi
634 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.