Hele hele Belediye Başkanı’nın, “Bir faşist diktatöre karşı, bu halkın ayaklanması...” gibi laflar ettiğini işitince, Kemal Bey’in hemen bir açıklama yapmasını, bizim ayaklanmayla falan işimiz olmaz, bunlar doğru şeyler değil demesini bekledim.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Ankara’dan kalkıp Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesine kadar gidince, hah, bu sefer tamam dedim. Bülent Tezcan, şimdi ‘Başkan, nereden çıkardın bu ayaklanma işini? Ne gerek var böyle faşist diktatör benzetmelerine?’ diyecek diye umutlandım.
Ne mi oldu?
Sanki Ekrem Eşkinat’ın hakaretleri yetmemiş gibi Bülent Tezcan almış eline mikrofonu, “Tekirdağ meydanında ben söylüyorum, Recep Tayyip Erdoğan faşist diktatördür. Hem de onların anladığı dilden söylüyorum, şeddelisidir diktatörün şeddelisidir” diye bağırıyor.
Bende hâlâ Polyannacılık durumu devam ediyor. Bu kez tamam dedim, Kılıçdaroğlu bu işi atlamaz, hesabını sorar dedim.
‘Biz o kadar Adalet Yürüyüşü yaptık, halka güven verdik. CHP olarak en iyi dönemlerimizden birini yaşıyoruz. Sizin bu üslupsuzluklarınıza partiyi kurban etmem’ diye uyaracağını düşündüm.
yazının devamını okumak için tıklayınız
YORUMLAR
4453 kez izlendi
1586 kez izlendi
1070 kez izlendi
560 kez izlendi
3498 kez izlendi
822 kez izlendi
544 kez izlendi
3589 kez izlendi
2571 kez izlendi
1278 kez izlendi
1735 kez izlendi
594 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.