Şimdi sorulan şu: Türkiye geçmişte Kuzey Irak’ta daha aktif olsaydı, bu gidişatı engelleyebilir miydi?
1. ve 2. Körfez Savaşı
Malum, 1. Körfez Savaşı’ndan, yani ABD’nin Irak’a müdahalesinden sonra Kuzey Irak’ta Kürtlerin alanı iyice genişledi. 2003’teki 2. Körfez Savaşı da bu özerk yapıyı pekiştirdi.
Bizdeki tezkere tartışmaları ise özetle şöyle gelişti: 91’de Cumhurbaşkanı Turgut Özal’dı. 2003’te ise seçimleri henüz kazanan AK Parti’nin lideri, o dönem yasaklı olan Tayyip Erdoğan’dı. İki lider de tezkerenin hararetli savunucusu oldu. Ancak hem kendi partilerinden, hem diğer partilerden ciddi bir muhalefetle karşılaştılar.
Özal zamanında tezkere geçti geçmesine ama onun istediği şekilde değil. Kapsamı daraltılarak, askere sadece meşru müdafaa hakkı verildi. Ve Türkiye Kuzey Irak’a son derece sınırlı müdahil olabildi. 2003’te ise “1 Mart tezkeresi” Erdoğan’ın çabalarına rağmen geçemedi.
İşte şimdi de “Eğer bu iki savaşta da Türk askeri bölgeye girseydi, Kürtler bugünkü statülerine kavuşamazdı” deniliyor.
‘ABD Türkiye’yi sokmadı’
Usta siyasetçi Cemil Çiçek de bu görüşte. Çiçek 91’de ANAP hükümetinde Devlet Bakanı’ydı. 2003’te ise AK Parti hükümetinde Adalet Bakanı. Bu yüzden her iki dönemdeki tartışmalara da içeriden hakim.
Kendisiyle geçen yıl konuştu- ğumuzda, 2003’te tezkere geçmediği için “Olan biteni maç izler gibi seyrettik” demişti. Böylelikle Türkiye’nin etkili olmak için büyük bir fırsatı kaçırdığını vurgulamıştı. Erdoğan da 7 Şubat 2016’da bunu açıkça dile getirmişti. “1 Mart tezkeresi kabul edilip Türkiye Irak’ta olsaydı, Irak’ın durumu böyle olmazdı. Türkiye masada olacaktı” sözleriyle.
***
Ancak farklı düşünenler de var. Bundan iki yıl evvel evinde ziyaret ettiğim, 91 yılında Washington Büyükelçimiz olan Nüzhet Kandemir gibi. Geçtiğimiz kış vefat eden Nüzhet Bey şöyle demişti:
“Tezkere Özal’ın istediği haliyle geçseydi bile, ABD Türk askerini Bağdat-Suriye arasındaki ‘ölüm üçgeni’ dediğimiz en riskli alana konuşlandıracaktı. Türk askeri Kuzey Irak’a giremeyecekti. Yani bir şey değişmeyecekti.” Ve eklemişti: “ABD Türkiye’nin Irak’a girmesini o gün de bugün de hiçbir zaman istemedi.”
Hakeza, ABD’nin eski Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz de sonradan, ‘’1. Körfez Savaşı’nda Türkiye’ye verdiğimiz sözleri tutmadık’’ itirafında bulunmuştu.
***
Kısacası, geçmişe bakınca, biz daha aktif olsaydık bile ancak gelişmelerin zamanlamasını etkileyebilirdik, yani geciktirebilirdik gibi görünüyor.
Bu yüzden, bizim için en doğrusu, ortaya çıkan yeni gerçekliği lehimize çevirecek politikalar üretmek. Zaten masada kalıcı olabilmenin, yani gerçek anlamda aktif olabilmenin yolu da buradan geçiyor.
Milliyet
1 Ekim 2017
YORUMLAR
4725 kez izlendi
1677 kez izlendi
1145 kez izlendi
632 kez izlendi
3536 kez izlendi
864 kez izlendi
580 kez izlendi
3622 kez izlendi
2606 kez izlendi
1311 kez izlendi
1768 kez izlendi
634 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.