ABD bir yol ayrımında. 1925-1945 doğumlu 'sessiz nesil' (silent generation), 1946-1964 doğumlu 'doğurganlık nesli' (baby boom) ve benim de içinde yer aldığım X nesli açısından, ABD'nin söz konusu 'tenakuz'ları, 'iç çatışmalar'ı kabullenilmiş olabilir. Ancak, Y ve Z kuşağı açısından, ABD'nin 'genetik kodları'na işlemiş 'önü alınamaz ırkçılık'la, sert bariyerle örülmüş 'sınıfsal toplum' anlayışıyla, ısrarla göz ardı edilen 'yoksulluk' ve 'gelir dağılımı adaletsizliği' ile, ABD'nin dünyaya kendisini 'özgürlük ve demokrasinin beşiği' ve 'fırsatlar ülkesi' olarak lanse etmesi giderek daha fazla zora giriyor. Başkan Trump, göreve gelirken, ABD'nin 'toplumsal fay hatları'nın ve 'sosyo-ekonomik dengesizlik'lerinin daha da derinleşmiş olduğunun farkındaydı.
Trump'ı destekleyen siyahi aktivist Candace Owens'ın George Soros'un, 'Açık Toplum Vakfı'nın, 2016'dan beri ABD içindeki 'ayaklanmalar' için 'protestocular'a para verdiklerini iddia etmesi çok mu şaşırtıcı? Trump'ın ise polisin bile bile öldürdüğü George Floyd'un ailesini arayarak, derin üzüntülerini belirtmesi ve Mineapolis'teki yağmacıların yüzde 80'inin eyalet dışından olmasını açıklaması çok mu şaşırtıcı? 'Gezi Olayları' sizlere bir şeyler hatırlatıyor mu?YORUMLAR
3285 kez izlendi
2431 kez izlendi
1176 kez izlendi
1642 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.