İKİ gündür Ankara'dayım.
Nereye gidersem gideyim, hangi kapıyı çalarsam çalayım, kiminle temas kurarsam kurayım...
Hep aynı cümleleri işitiyorum:
-Duydun mu?
-Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu’ndan hiç hoşnut değilmiş.
-Öyle böyle değil ama...
-Bu iş bitmiş resmen.
-Artık geri dönülemez noktaya gelinmiş.
-Davutoğlu’nun alternatifleri bile belirlenmiş.
-Ya Numan Kurtulmuş ya da Binali Yıldırım.
*
Herkes ama herkes aynı şeyleri söylüyor.
-Kimi fısıltıyla...
-Kimi dehşetengiz bir sırrı
açıklar gibi...
-Kimi gürül gürül...
-Kimi sıradan bir bilgi verir gibi...
*
Daldığım kulislerde hep aynı şey oluyor:
-Ben “Deliliniz ne? Nereden çıkarıyorsunuz bunu?” dedikçe... “Olan biteni okumaktan da mı acizsin” diye azarlanıyorum.
-Ben “Onlar arada gerilseler de sonuçta barışırlar” dedikçe... “Senin dünyadan haberin yok be birader” şeklinde bir muamele görüyorum.
-Ben “Davutoğlu pragmatiktir, çözer bu sorunu” dedikçe... “Sen Tayyip Erdoğan’ı hiç tanımıyorsun” tarzı çıkışlara maruz kalıyorum.
Yazının devamı için tıklayın >>
Hiç yorum yapılmamış
4453 kez izlendi
1586 kez izlendi
1070 kez izlendi
560 kez izlendi
3498 kez izlendi
822 kez izlendi
544 kez izlendi
3589 kez izlendi
2570 kez izlendi
1278 kez izlendi
1735 kez izlendi
594 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.